“Merkep Bağırtan Yokuşu”

Karıncayı tanırsınız

Minimini bir hayvandır

Fakat gaayet çalışkandır

(…)

Tevfik Fikret

Pek geçerli olmayan bahanem sanki hazır: “Diz üstü bilgisayarımıza bizim ufaklık ballı süt döktü de ondan yazamadım bunca zamandır” desem kim inanır bilmem. Döktüğüyle kalmadı, biraz söylenince beş yaşının verdiği güvenle “n’olcak, dünya mı bitçek?!” diye de çıkıştı. Gülmek istedim de gülmedim. Fındık kabuğunu doldurmayan bu bahane gibi daha başkaları da var tabii. Hepsi toplansa yine yetmez ayrı konu.

İstanbul’dayım, iki günlüğüne geldim kıramadığım bir arkadaşımın nikahı için, yarın dönüyorum. Ara sıra özlediğim İstanbul’u bulamayacağımı bildiğim için de kaldığım evde fırsat bu fırsattır diyerek yazıyorum.

Biz iyiyiz, ellerimizin toprakta oluşundan son derece memnunuz, her zamanki gibi bir biri ardına sıraladığım işleri bir bir halletmeye çalışıyoruz. Bahçenin bir köşesindeki sandalyelere halen oturamıyoruz. Evet, keyfimiz yerinde ve evet, gerçekten de yorgunuz ve bir yandan da bitmez bir kaynaktan gelen enerjiyle doluyuz, “of”luyoruz,  iki üç “of”tan sonra “oh be” diyoruz, pişman değiliz, “sıkılmıyor musunuz?” diyenler için de söylüyorum: sıkılmıyoruz ama bir yandan da sıkılmak istiyoruz, yani sıkılmayı tadacak kadar rahatlamak istiyoruz. Dur diyorlar, duramıyoruz, dinlen diyorlar dinlenemiyoruz, “niye?” diyorlar, bilmiyorum, belki de bilmek istemiyorum veya bildiklerimi görmezden geliyor, sümen altı ediyorum. Yine de sümenin köşesinden ucu görünen iki şey var: birincisi, sanırım ben-biz böyleyim-böyleyiz, ikincisi de bu yer böyle.

Yani, demek istediğim şu: Nankörlük veya değil, neredeyse uçurum diyeceğimiz yanlış bir yer aldık, bu yanlış yere büyük bir enerji akıttık ve bu yanlış yer hem bizim ve hem de pek çok kişinin keyif alabileceği harika bir yere dönüştü, dönüşmeye devam ediyor.

Sanıyorum ki burada paylaştıklarım şöyle yorumlanabilir: Alınan yer nasıl olursa olsun emek verildiğinde cennete dönüşür. Ama vermek istediğim mesaj aslında bu: Yanlış bir yer alırsanız yandınız, gereksiz enerji, gereksiz uğraş, gereksiz maddi ve manevi kayıplar sizleri bekliyor. Diğer taraftan: Alınan yer pek çok açıdan amacınıza uygunsa kısa sürede ve kolaylıkla cennete dönüşür. Yani fazla yorulmadan, hırpalanmadan da olabilir bu işler. Tabii ki, biliyorum, uğraş vermeden, emek harcamadan, yorulmadan edinilen kazançlar, gelinen noktalar aynı keyfi vermeyecektir ama bir dengesi olmalı bu işin.

Niye yazıyorum bunları?  Evet, yamacın tatlısı iyidir. Pek çok faydası da vardır ama bir de bu yamaçların tatlı değil, acı olanları vardır, işte bizim ki bu türden yamaçlara örnektir ve böyle uçurum edalı bir bayırda yer alan yuvamızı ve bahçemizi güzel fotoğraflarla, başarılı sebze meyve hikayeleriyle süsleyip “iyi örnek” olarak göstermek istemiyorum.

“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” diye türkü yakmışlar; duydum, sizin gibi ben de duydum, duydum da daha yeni anladım. Sözün kısası, yuva ve bahçe için yanlış bir seçim yaptık. Aralarda bunu hep söyledim ama uzun zamandır bu konuya odaklanmak gerektiğini düşünüp duruyordum ki halen yakınımda veya uzağımda böyle yerler alınıyor, satılıyor. Alınsın veya satılsın, alan memnun veren memnun olduktan sonra benim için sıkıntı yok, ben yalnızca, süslü püslü yazılarımdan, bir uçurum kenarına konmak üzere havalanan ilham perilerinin kanatlarını kırpmak istiyorum ve bize bakıp da böyle bir yerde böyle bir işe girmek isteyenlere nacizane sesleniyorum, Aşiyan’ı Tevfik Fikret’e bırakalım diyorum ve aklıma gelip duruyor, Aşiyan’da değil de, biraz daha ötesinde, Kuruçeşme’de vaktiyle bir bayırdan çıkmıştım, kan ter içinde, bu bayırın her yanı manzara, her yanı deniz, her yanı gök; lakin bu manzaradan başımı çevirip gayet uzun soluklar aldığım bir vakit tepedeki küçük tabelayı fark edebilmiştim: “Merkep Bağırtan Yokuşu”.

Şimdi, “Merkep Bağırtan Yokuşu”ndan çıkmış biri olarak, ormana bırakılması gereken bir uçurumu sebze ve meyve bahçesine dönüştüren biri olarak, 66 adımda kolaylıkla aşılacak bir yer dururken 66 basamak yapmış biri olarak, bu 66 basamaktan yüzlerce ton taşı kucağında indirmiş biri olarak ve bunları yaparken türlü fıtıklar edinmiş biri olarak yazdım bunları. Doğrudur, yanlıştır, dinlenir, dinlenmez bilemem, sevgiyle kalın, uçurum kenarlarında dolaşmayın efendim…

 

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

16 Responses to “Merkep Bağırtan Yokuşu”

  1. Duygu dedi ki:

    Tüm yazılarını büyük bir ilgi ile takip ediyorum. Burada epeydir görmeyince yazmayı bıraktığı düşünmüştüm. Neyse ki öyle değilmiş.
    Sevgiler..

  2. Murat ÖZ dedi ki:

    Özlemiştim Yazılarınız Volkan bey.
    🙂
    Kolaylıklar diliyorum.

  3. Hayal dedi ki:

    Sizleri merak ediyorduk. Geç yazmanızın sebebinin çok çalışma dolu bir süreçten geçtiğinize yormuştum. Latife olarak algıladım ama eğer yazamamanızın sebebi küçük meleğiniz ise Canı sağ olsun gerçekten dünya bitmiyor..
    İyi ki tekrar yazdınız kendinizden haber verdiniz. Bize emek bırakan büyüklerimiz için söylediğimiz bir şey var ” Allah satın alarak bu emeği sarf edip bana bırakandan gani gani razı olsun” Allah size Hayırlı ve sağlıklı ömürler versin ama evladınızın söyleyeceği şey bu olacak.
    Ben ( biz) bu yıl İzmirdeki evimi (zi) satıp yakın köylerden birinde toprak almaya karar verdim (k)..
    Ben kararlıydım da biliyorsunuz böyle kararlar aile ile birlikte alınıyor ve o zaman gönül ferahlığı ile uygulamaya konuluyor. 2007 den beri toprak sahibi olan insanları gıpta ederek takip etmeme rağmen ailemi ancak bu yıl ikna edebildim. Belkide kendimi ancak bu yıl ikna edebilmişimdir kim bilir…
    Toprağımızı ararken sizin uyarılarınızı kulağıma küpe ederek arayacağım.. Bakalım artık toprak mı bizim toprağımız olacak yoksa, biz mi toprağın insanı olacağız bunu da zaman gösterecek.. Görelim mevla neyler? Neylerse güzel eyler..Saygılar

  4. Hayal dedi ki:

    Bir şey daha var. Yıllar önce internette fidan satan bir adamdan Aronia ve Güz zeytini satın almak istemiştim. Adam bana sizin toprağınız yok evlat gibi yetiştirdiğim fidanlarımı saksıya hapsettirmek istemiyorum diyerek fidanları paramla bile vermemişti.. Ben de bu fidanlar bana toprak satın alacağım zaman gelecek diyerek boynumu büküp olacak olana rıza göstermiştim..
    Bu gün gelen Aronia fidanını yetiştiren bey’e Aronia fidanına sahip olmayı çok istediğimi söyleyince ben size göndereyim dedi.. Fidanı kargoya vereceği gün size Güz zeytini de göndereceğim deyince…Bunu ben Yaratanın bana verdiği bir işaret, bir müjde olarak görüyorum..Her şey yerini ister ve özler Ağaçlarda rahat rahat büyüyecekleri toprağı ister. Demek ki Toprağım da gelecek ki bu fidanlar ikisi birlikte geldi..Çok heyecanlıyım..Paylaşmak istedim…:)))

  5. Emel Çelik dedi ki:

    🙂 🙂 🙂
    Orman perisine sevgiler. ❤

  6. Yasemin dedi ki:

    Hosgeldiniz 😊 Dünya bitmez,o sebeple oyle küçük şeyleri dert etmeye gerek yok, kızınız haklı 😊

    Birkac haftadir annemlerdeyim, yazdiklarinizi okuyunca gozumde annem canlaniverdi, evin cevresinde bir bshcesi var, kendince birseyler yetistiriyor, ama geldik geleli o kadar cok isi var ki, otur biraz, isler beklesin diyorum, “duramiyorum ki”diyor. Dursa sıkılacak, bunalacak biliyorum. Çünkü çocuklugu bagda bahcede gecmiş, toprakla hemhâl olmuş bir insani bizim anlamamız biraz zor. Kızınız haklı dünya bitmiyor ama ömür günün birinde bitiyor, o yuzden oturup biraz olsun nefes almayı hakediyor..

    Not: Bir kitap yazmayı düsündünüz mü? Düşünmediyseniz düşünün bence 😊 sevgiler

  7. sinan özlem dedi ki:

    Yahu nerelerde kaldınız. Bizde iyiden yiye merak etmiştik haber gelmeyince. Neyse her şeyin yolunda olmasına sevindim. Yokuşlar, düzlükler birbirini özletir ve aratır. O değil de biz (eşim ben ve kızlarım) size uğramak istiyoruz. Bu aralar sık geçiyoruz o taraflardan. Nasıl iletişim kurabiliriz sizinle. Benim mail adresim sinanhacioglu@gmail.com Geçerken bir çayınızı içebilir miyiz?

  8. özgürkalp dedi ki:

    sedir…
    güzel bi yazı olmuş aga…
    öpüldün kocaman…

  9. tunc dedi ki:

    orman perisini öldurunce uyaniryor insan dimi ?

  10. Çiğdem dedi ki:

    Sizden haber aldığıma sevindim. Demek 5 yaş minikleri her yerde aynı 🙂
    Sevgiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s