Bir Kucak Taş

Kış ve bahar mevsimleri boyunca planladığımız işlerin çoğunu yaptık, azı kaldı. Her zaman olduğu gibi planda olmayanlar da çıktı aradan.

Araziyi setleme işi başından beri bizi en çok uğraştıran, en çok emek-zaman alan iş oldu, olmaya da devam ediyor. Eğimli bahçemizin birkaç problemi var. Yıllar önce terk edilmiş, koyuna yedirilmiş, keçiye kemirtilmiş bu bahçede üst örtü kalmamıştı aldığımız vakit. O günden bu yana, yıpranmış, bahar zamanında dahi bir karışı ancak geçen çayır örtüsü civarın en zengin, boylu, gür, rengarenk çayırına dönüştü. Yine de hor kullanıldığı zamanlarda akıp giden toprak, araziyi bir deri bir kemik bırakmış; şimdi parlayan bu sağlıklı cildin otlardan başka pek çok şey için besleyici olması, yağlanması, etlenmesi lazım. Zaman alıyor. Bu zamanı kısaltmanın en iyi yolu araziyi setlemek.

Yağmur hendekleri de düşünülebilir ancak arazinin eski çapraşık set düzeni ve pek çok ağacın, fidanın varlığı bu hendek sistemini parçalıyor. Birbirinden kopuk pek çok çukurdan oluşan bir yapıya döndürüyor; daha doğrusu bu işe girersek öyle olur. Bu nedenle çok daha kolay olan bu seçenekten vazgeçtik daha en başında. Zor olan ise en iyi sonucu doğuracak olan setleme işi. En iyisi set çünkü yağmur suyunun tamamını toprağa emdirmek mümkün, toprak erezyonuna kesin çözüm, kolay ekim, dikim, bakım, hasat . Her yıl bir veya iki set yaparak aşağılara inmeye devam ediyoruz. Ama her yıl bu iş daha da zorlaşıyor çünkü arazinin alt kotlarına malzeme inişi için kolay bir yol yok, henüz.

Sağdan soldan, yol açıldığında çıkan, dondan sonra çatlayıp yola düşen, köyde hafriyattan çıkan taşları arabanın römorkuna doldura doldura getirdik. Asıl iş sonra başlıyor. Taşları kucağımda, çocuk gibi, ama olması gerekenden çok daha ağır bir çocuk gibi 60 basamak aşağıya indirdim durdum. Bir gün boyunca inen taşları ise bir iki saatte örebiliyorum. Göz dolduran bir taş yığını ise birkaç metrekare bir duvarda eriyip gidiyor. Bu durumda da harcadığım emeğin çok altında bir sonuçla sarmaş dolaş oluyoruz.

Bu yılın setleme işi bitti. Önümüzdeki yıl yeniden bu tempoya dönmek istemiyorum ama setlere devam etmek istiyorum. Bu durumda iki yol var. Yollardan biri yanıma işçi almak, tercih etmiyorum, diğeri de bir telefirik yapmak. Telefirik fikri üzerinde duruyoruz. Bir maliyet hesabı yaptıktan sonra karar veririz. Her ikisi de olmazsa yine devam ederim herhalde, belki tempoyu düşürürüm biraz.

İki set dedim. İlkinin yapıldığı yerin önceki hali aşağıdaki gibi. Buraya bir set duvarı yapmamın yukarıdaki genel nedenlerin dışında bir nedeni daha var: Görünen sarı taştan set duvarının üzerine 60-70 cm yüksekliğinde bir ek yapmıştık iki yıl önce. Böylece duvar oldukça yükselmiş ve sağlıklı olmaktan uzaklaşarak bir yerde göbeklenmeye başlamıştı çünkü arkasındaki basınç artmıştı. Bu duvarı sağlama almak için önüne bir duvar daha yapma ihtiyacı doğdu. Burada zaten fotoğrafta da biraz görünen, hafriyattan kalma bir toprak yığını vardı, parça parça indirmiştim buraya kadar. Bu yığının önünde yapılacak bir duvar iş görür diyerek başladım işe.

1

Bittiğinde etraf bir hayli toplanmış oldu.

DSC_2818

Hafriyattan kalan dolgu toprak, duvarın arkasındaki hacmin çoğunu karşıladı ama yetmedi. 4 m3 toprağı dışarıdan, çoğunu arazinin az ötesinde yeni açılan yolun hafriyatından ve azını da aşağıdan başka bir hafriyattan getirerek eksiği tamamladık. Toprağın önündeki bir metre civarındaki boşluğu ise boylu boyunca daha önce yataklarda yaptığımız gibi kütük, çalı-çırpı, yaprak, kompost ve akla gelen gelmeyen her türlü organik maddeyle ve araları da toprakla kat kat doldurduk. Üstteki bir karış kalınlığındaki katmanı da gübreyle karıştırarak ve yüzeye de gübre serpiştirerek tüm alanı ekime, dikime hazır hale getirdik ve birer tane kızılcık, vişne, elma, yediveren dut fidanı diktik. Bu ağaçlar alanı tamamen gölgeleyene kadar altlarında uygun sebzeleri yetiştirmeye devam ederiz. Bu yıl domates, biber, patlıcan, kavun ve karpuzlar ekildi. Öndeki oğul otu, yani melisa ise zaten oradaydı, ellemedik.

DSC_2801

Bu mini setin yan kısmı da yukarıdan aşağıya inen merdivenin devamı olarak üç basamakla şekillendi ve bu noktaya kadar iniş kolaylaştı. Merdivenin sağında da mini mini setçikler yaptım, yukarıdaki melisa gibi zaten burada olan adaçayı buraya daha önce yapılmış havası verirken boş yerlere de kekik ve lavanta diktik.

4

Gelelim bir alttaki yeni setimize. Burası diğerinden daha uzun bir duvarı gerektirdi ki arazi buradan itibaren genişliyor. Önce eski setin biraz daha alt kısmına temel açıldı, yerli taş bulundu ki yer yer yüzeydeydi.

5

Temel kazılmış halde geniş açıyla görünüş böyle:

6

Sonra da duvar örüldü ama bitmedi. Sonbaharda iki karış daha yükseltmeyi istiyorum ki üstteki toprakla seviyeyi bulsun.

7

Bu duvarın üst kısmında da boydan boya bir boşluk oluştu. Orayı da aynı şekilde doldurmaya başladık.

8

Önce boydan boya kütük, çalı çırpı, sonra kuru yaprak, bazen çınar yaprakları, bazen çam pürçükleri, bazen odunlar biçilirken çıkan talaşlar. Sonra bir kat toprak ve sonra da mutfak atıkları. Önümüzdeki yaklaşık bir yıl boyunca mutfaktan çıkan atıkların döküm yeri burası olacak. Her gün bir kova kompost malzemesi ve üzerine de bir kova toprak. Yani üç yüz kova mutfak atığı ve üç yüz kova toprak. Arkasından da üst yüzeye bir karış daha toprak ve birkaç çuval gübreyle örttük mü bahar ekimine hazır hale gelir.

9

Bu alana bu yıl ekim yapmadık ama atılan mutfak artıklarından korsan bir bahçe oluşmaya başladı bile; kabaklar, yerelmaları, mısırlar ve domatesler. Biz sadece aralarda seyreltme yapıyoruz. Yerelmaları hariç her bitkinin çeşidi ise sürpriz.

10

Daha yukarıdaki bir sette bir miktar taş yığını vardı daha önce, bu taşları da aşağıya indirince açılan yeri yine her zamanki yatak sistemimize göre hazırladık. Önce çukur, sonra da yukarıda anlatılanlar gibi kat üstüne kat.

11

Böyle yapmaya devam ediyoruz çünkü bu yöntem, bu malzemeler harika sonuçlar doğuruyor. “Altı Yaprak Üstü Bulut-Çukur Kültür 2” yazımızda fotoğrafladığımız yatağı bu yıl –nedenini birazdan anlatırım- bozduk ve iki yıl içerisinde nelerin değiştiğini, toprağın nasıl canlandığını, nasıl sünger gibi bir hale geldiğini gördük. Mübarek helva gibi olmuş.

Hatırlarsanız orada da, alta yerleştirilen kütük, odun gibisinden kaba organik malzeme üzerine kuru yaprak ve topraktan katlar çıkmıştık. Tüm bu katlar toprak canlılarının emekleriyle birbiri içinde eriyerek geçirgen, yumuşak, besleyici bir yapı kazanmış. 70 cm aşağıdan çıkan bir kütük parçası aşağı dünyanın mantarlı, böcekli aleminden bir merhaba diyor.

12

Bilhassa en alttaki toprak siyaha yakın bir renkteydi. Bu en güzel tabaka zaman içinde aşağıya inen, yukarıya çıkan, aşağıya inen ve tekrar tekrar yukarıya çıkan türlü hayvanatla üst tabakalara karışmaya devam edecek ve her şey daha da güzel olacakken biz bu yatağı bozduk. İçindekileri yukarıda anlattığım yeni setlerdeki yatağa aktardık, bir kısmını da diğer yataklara pay ettik çünkü evin hemen önündeki bu alanı biraz doldurarak kayrak kaplamayı ve zaman içinde asma altı olarak dinlenilecek, oturulup vakit geçirilecek bir yer haline getirmek istedik. Aslında en başından beri planımız buydu ama evin yan tarafı ve alt setler bahçe yapmak için henüz hazır değildi, mecburen buraya yapmıştık, sonra da bozmaya kıyamadık ama zaman içinde diğer yatakları yaptıkça bundan vazgeçebildik nihayetinde.

Geçen seneki hali böyleydi:

13

Yapım aşamasında; şu an itibarıyla böyle:

14

Arayı taş-toprak doldurup üzerine kayrak döşendiğinde, asma çardağı yapıldığında ve asma buraları sardığında ne güzel olacak. Fark edildiği üzere kenardaki biberiyeler, adaçayları, lavantalar, pelinler de göz doldurmaya başladılar; geçen yaz bir karış fideydiler.

Bahsetmeye değecek bir iş de evin üst setinin elden geçirilmesi. Geçen yaz böyleydi, kötü değil, çok güzel:

20

Ama kullanım kolaylığı için basamak, iki yandaki yatakların çıkma ahşaplarla biraz yükseltilmesi, biraz taş işçiliği yapılınca gayet derli toplu oldu.

15

Yapamadığımız, daha doğrusu yarım yaptığımız bir iş ise arazinin etrafının çevrilmesi. Başladık ve üçte birini ancak bitirebildik. Sınırlardaki ağaç ve çalılara zarar vermemek için oldukça uğraştığımız bir iş oluyor bu. Önümüzdeki sonbahar veya kışta bitiririz artık.

Taşlıbahçe’de durumlar böyle. Ekim dikimlerin çoğu bitti, azı kaldı. Zeytinliği budadık, dere kenarındaki küçük bahçenin böğürtlenlerine kıydık. Başka yazılarda anlatırız, paylaşırız…

Unutmadan. Bir de ortancalarımız oldu. Çocukluğumun gölgeli bahçelerinin vazgeçilmez güzelliklerine daha yeni kavuştuk. Onların o belirsiz kokularına bile hasret kalmışım. Niye daha önceden dikmediysek. Neyse, artık mutfaktan bahçeye çıktığımızda incirin gölgesinde ilk karşılaştıklarımız onlar oluyor.

16

Henüz küçükler ve bu küçük halleriyle bile “biz güzeliz, çok güzeliz, tevazuyu bırakalım, biz hem vallah, hem billah çok güzeliz” der gibiler…

17

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

34 Responses to Bir Kucak Taş

  1. Esin dedi ki:

    Elinize sağlık. Uğraşmışsınız ama karşılığını almışsınız. Bereketli yazlar diliyorum.

  2. Meral ÖZLÜ dedi ki:

    SÜPERSİNİZZZZZZ

  3. Engin Sönmezoğlu dedi ki:

    Sevgili dostlar,yazılarınızı okumak çok güzel.
    Volkan,daha sık yaz. Biliyorum,işlerin çok fazla,ama,bizi yazılarından uzun zaman mahrum bırakma.

  4. Emel Çelik dedi ki:

    Anlaşılan Taşlıbahçe’de işler çok. Keşke yakın olsak da işlerin bir ucundan da bizler tutsak. Bunca iş yoğunluğunda fırsat yaratıp bu güzel yazıları bizlerle paylaştığınız için binlerce teşekkürler.

  5. Murat ÖZ dedi ki:

    Merhaba,
    Set duvarı yaparken taşlar arasına yağmur sularının tahliyesi için minik sağlam borular koymalısınız ki arka yüzeyde su birikmesi sonucu basınç artmasın.
    Gabion duvar tarzı setler yapmayı da düşünür müsünüz acaba.?
    Daha ufak taşlar ile yapmak ta mümkün olduğu için.

    • taslibahce dedi ki:

      Yaptığım setlerde yalnızca üst sırada harç kullanıyorum üzerinde rahatça yürüyebilmek için. Bu üst sıra dışında duvarın her yanı süzgeç gibi, suyun arkada şişmesi mümkün değil. Önde görünen taşların arkasında çoğunluğu yumruk büyüklüğünde olan, kimi yerde bir, kimi yerde iki karış genişliğinde bir katman daha var. Su asıl oralardan tahliye oluyor.

  6. Hayal dedi ki:

    Sizleri merak ediyordum. Bahçenizi iğne oyası gibi, dantel gibi işliyorsunuz emeğinize yüreğinize sağlık

    • taslibahce dedi ki:

      Teşekkürler, biz hep buradayız, hep bir şeyler yapmakta ve çalışmaktayız 🙂 Bazen eş dost geldiğinde bahaneyle dinleniyoruz bir süre. Sevince zor gelmiyor işler.

  7. Merhaba bloğunuzu yeni keşfettim ama çok şey öğrendim 😄Kompozit yaptığınızda üzerine birşey dikmek için ne kadar bekliyorsunuz? Yerden yere (sulak ve nemli olması açısından değişir ama) farklılık gösterebilir biliyorum sizin arazinin sulak olmadığını okumuştum.Birde EM diye birşey okudum siz kullanıyor musunuz? Teşekkürler.

    • taslibahce dedi ki:

      Merak ettiğiniz kompost mu yoksa hazırladığımız çukurlara attığımız malzemeler mi?

      Hazırladığımız komposatlar olgunlaştığında dikime hazır hale gelmiş oluyorlar. Parçalanmamış ve henüz fermantasyonu devam eden organik malzemelerin tek başlarına dikimlerde kullanılması uygun değil, bu yüzden onları ya kompost yaparak olgunlaştırıyoruz ya da toprağın alt katmanlarına gübre ve toprakla karıştırıp gömüyoruz… Konu uzar gider, siz tam olarak merak ettiğinizi yazın en iyisi 🙂

  8. Tam da benim merak ettiğim şeyi açıklamışsınız 👍Henüz olmamış kompostlar ne yapılıyor diye merak etmiştim. Anlıyacağiniz durumum vahim😄daha bir sürü şey öğrenmem gerek.İlginiz için çok teşekkürler.

  9. eagy34 dedi ki:

    Çok güzel elinize sağlık volkan bey yaza oradayız 🙂

  10. esrayldz dedi ki:

    Ben de blogu yeni kesfettim. Kendinizi anlatan hicbir yazi goremedim. Ogretmensiniz galiba. Hala aktif gorevde misiniz? Evin yapımı ile ilgili post göremedim. Varsa buraya linkini atar mısınız? Emeginize sağlık.

    • taslibahce dedi ki:

      Sağolun. İki yıl önceye kadar öğretmendim. Şu an öğrenciliğin tadını çıkarıyorum. Gerektiği kadar ve gerektiği gibi, zarar vermeden ve mümkünse fayda sağlayarak yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum…

      Arşivlerde Nisan ve Mayıs 2014’de eklenen yazılara bakabilirsiniz evin inşa aşamaları için.

  11. Ftma.ayhn dedi ki:

    Merhaba Volkan abi 🙂
    Abi diyorum beni mazur görün ama öyle içten öyle hissederek yazıyorsunuz ki yazılarınızı.. gözlerim dolu dolu okuyorum her birini. Uğraşıp yazdığınız,paylaştığınız için sonsuz teşekkürler.. Ben ögrencilikten öğretmenliğe gecmis biri olarak nacizane tavsiyelerinizi istiyorum..Tekrar öğrenciliğime dönebilir miyim ?? 🙂

    • taslibahce dedi ki:

      🙂

      Yardımcı olabileceğim ne varsa seve seve…

      Öğretmenlikle öğrenciliğe gelince, herhalde aynı şey olsalar gerek veya çok sıkı kan bağları var. Birini beslemeyince öbürü zayıflıyor. Yani, sorunu tam anlamadım ama geriye dönüş yok, el ele devam 🙂

  12. Ftma.ayhn dedi ki:

    Yukarıda ki cevabınız da ‘öğrenciliğin tadını çıkarıyorum’ demişsiniz ya ona gönderme yapmıştım aslında ben 🙂 Merak ettiğim ben ve arkadaşım yeni mezun olduk ve iş hayatına giriyoruz..sizin gibi bir yer alıp hayatımızı kurmamız ne kadar zamanımızı alır ?

    • taslibahce dedi ki:

      Bu mesajı okuduğum günden bu yana aklıma geldikçe sorunun cevabını düşünüyorum. O kadar çok değişken, etken var ki genel geçer bir formül ve cevaba ulaşamadım. Uzun uzun konuşmak lazım 🙂

      • Ftma.ayhn dedi ki:

        Eğer sizin icin bi sakıncası yoksa ben bunu cok isterim..mail uzerinden olabilir ya da kullandığınız bi sosyal ağ üzerinden. Sizi rahatsız etmek tabi istemem ama yardimci olursanız minnettar kaliriz 🙂

  13. sinan özlem dedi ki:

    Merhaba, bizimde ileriye doğru böyle bir yaşantıya geçme niyetimiz var. Fırsat buldukça da belirlediğimiz bölgelerde arsa/ev araştırması yapıyoruz. Daha bu aşamada bile birçok şey öğrenebiliyoruz. Ancak her ne kadar doğal hayat odaklı bir yaşam düşünülse de, yaşayacağımız yerin sosyolojik yapısı beni daha çok düşündürüyor. Gittiğim yerlerde köylü, İstanbul’dan arsa/ev almaya gelen birini görünce tüm kurnazlığıyla yaklaşıyor ve bu bize itici geliyor. İleride köylü olacağımız insanların samimiyetten uzak ve çıkarcı olduklarından bahsediyorum. Acaba şehirden köye göç edenlerin çoğunlukta (kader arkadaşları) olduğu yerlere mi baksak artık diye düşünüyoruz.
    Merak ettiğim konuysa sizin köylü ile iletişiminiz nasıl? Uyum sürecinde ne gibi sıkıntılar yaşandı? Gerçekten misafirperverler miydi, dışlayıcı davrandılar mı?

    Her gününüz bir öncekinden iyi olsun. Sevgiler..

    • taslibahce dedi ki:

      Nereye giderseniz gidin aynı kurnazlıklarla karşılaşmanız çok doğal; şehirli, köylü, kasabalı… İnsanoğlu böyle. Biz de benzer durumlarla karşılaştık, kızdık, üzüldük fakat bu durumları iletişimi koparmayarak kolaylıkla aştık. Beklentilerinizi yükseltmeyin bence. Güleryüz iyidir. Güleryüzlü insanları arayın 🙂

      • Bülent Derindere dedi ki:

        Ne güzel söylediniz. “Güler yüzlü insanlar arayın”
        Her toplumda her türlü insan vardır. Siz samimi olun gerisi kolay olacaktır…

  14. Hayal dedi ki:

    Merhaba Taşlıbahçe
    Sizin oralarda Atkestanesi bulunurmu?

  15. Nevin dedi ki:

    Uzun zaman oldu, yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz sevgili Taşlıbahçe.

  16. taslibahce dedi ki:

    Merhaba Hayal; tek bir ağaç var aşağıdaki köyde. Onun dışında görmedim.

    • Hayal dedi ki:

      Cevabınızı yeni gördüm. Atkestanesi kremi ağrılara ( bel, bacak, diz vs) iyi geliyor. Krem yapmak için sordum ama sizde veya yakınlarınızda yokmuş.. Cevapladığınız için teşekkür ederim.. Yeni yazılarınızı bekliyoruz. Ailenize ve size çok mutlu, huzurlu, sağlıklı bolluk bereket içinde geçireceğiniz bir yıl dilerim..Saygılar

      • taslibahce dedi ki:

        Yeni yazılar çok yakında geliyor. Uzun zaman oldu yazmayalı ama yolunda herşey. Teşekkürler iyi dilekler için, bilbukabele, sevgiler, saygılar…

  17. bahcedenmutfaga dedi ki:

    Taşlar bile işe yarıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s