“Mayıs Sıkıntısı”

Şu cümleyi kaç kez yazdım bilmiyorum: “Uzun zaman oldu,  yine açmışız arayı.” bir kez daha tekrar etmekte sakınca görmüyorum: Uzun zaman oldu, yine açmışız arayı. O halde yine alıştığımız üzere böyle bir cümlenin arkasından zamansız fotoğraflar, paylaşımlar, anılar gelecek demektir. Zamansız kış fotoğraflarıyla başlamak da uygundur belki. Gerçi bir kısmını paylaşmıştık, küçük bir kısmını daha paylaşıverelim. Kış bu sene “kış”tı. Geçen senenin kızgın, yıpratıcı, hırpalayan kışı değil de, daha beyaz, daha yumuşak, daha lapa lapa. Öyle olunca karda dolaşmalar da oldu haliyle:

1

Bizden önce dolaşanların izlerini çözmece oyunları oynamalar…

1b

Üşüdük, eve gidelim demeler de oldu:

2

Evde oturmalar, içeriden dışarıya bakmalar:

3

Sobanın küllüğüne düşürülen bir miktar korda kahve pişirmek gibi keşifler ve de keyifler:

4

Ve ne muazzam manzaralar…

5

Ve gerçekten de, ne muazzam manzaralar…

6

Köknarları çok severim; dikmedik hiç ama selviler köknar kostümü giyiverdiler bu kış:

7

Salkım söğütleri de çok severim; onları da dikmedik hiç ama zeytinler söğütçülük oynayıverdiler bu kış:

8
Velhasıl kış geldi geçti; dalları basan karların son fotoğrafı  6 Şubatın hatırası

9

Peki ya on gün sonra, 16 Şubat’taki bu kar da neyin nesi? Kardan elbiselerden sonra çiçekli elbiseler giyen bu ağaçları aldatan, zamanından çok önce heyecanlandıran ne?

10

Eyvah dedik; üçüncü eriksiz, bademsiz, kayısısız yılımıza giriyoruz. Ama öyle olmadı, Şubat geçti, mart geçti, nisan geçti ve mayıs başındayız, erikten bir saray altındayız:

11

İyi görünüyor biliyorum ama içimdeki his pek öyle iyi değil. “Maşallah” diyoruz ama tadında değil, burukluk içimizde. Normal olmayan, yolunda gitmeyen bir şeyler var sanki. Yağmura hasret bir bahar! İlk kez, mart ayında diktiğim fidanları suladım. 2009 senesinden bu yana ilk kez haziran ortasından önce su verdim yeni dikilen fidanlara.

12

Görünüşte her şey normal, otlar yeşil, boylu, çiçekler arı dolu, tam bir bahar havası:

13

Katırtırnakları, burada “katır kuyruğu” diyorlar; sapsarı, kokuları mis gibi…

14

Ama dedim ya, kuru ve buruk bir bahar. Toprağın sakladığı serin su ılıdı, buhar oldu. Mayıs böyle gider de yağmurlu geçmezse halimiz yaman. Umut mayısta.

Buralara geldik geleli her yılın kendine has bir tuhaflığı oldu. Yok yaz gelmedi, yok kış gelmedi, yok erken geldi, yok geç geldi… Tüm bunları normal kabul edip “bu iş böyle” demek için, diyebilmek için neler vermezdim. Ama bilhassa son yıllarda avaz avaz bağıran “tarafsız” yani olması gerektiği gibi olan, yani satılmamış bilim insanları, hem iklim bilimciler, hem de alanları ne olursa olsun iklimdeki değişimleri kaydeden diğer bilim insanları, aynı şeyi, hep aynı şeyi söylüyorlar, yazıyorlar, bağırıyorlar…

İnsan eliyle değişen, geri dönülmez şekilde değişen bir gezegen, biricik dünyamız, ev sahibimiz. Kulaklarını tıkayan politikacılar, yok öyle bir şey diyenler, olan oldu, biz işimize bakalım diyen sanayi devleri, gerçeği görüp bu işte de para var diyen uyanık yatırımcılar ve hepsinden ayrı, bir kısım çırpınan insanlar.

İşin ciddiyeti pek çok ülkeden yöneticiyi bir araya toplamaya itti, biliyoruz. Alınan kararlar ise bu işte umudu olanları hayal kırıklığına uğrattı çünkü yasal yaptırımlar yerine gönüllülüğü öne çıkardılar. Karar alındı mı alındı, bu herkesi oyalar.
Oyalanmayanlar ise bildikleri yolda devam ediyorlar. Yollar türlü türlü olsa da niyet aynı. Bu yollardan biri de sivil itaatsizlik. Pek çok ülkeden pek çok noktada 15 Mayıs’ta ortak eylem var. Türkiye’de de Aliağa bu eylemlere ev sahipliği yapacak. Yıllar önce Türkiye’nin ilk büyük çevre hareketiyle hafızalarda yer eden Aliağa’nın seçilmiş olması tesadüfi değil. Yeryüzünde bir Cennet, yeryüzünde bir Cehennem. Tercih zamanı, herkes için.

(…)

Aliağa’yla alakalı veya alakasız Taşlıbahçe’ye dönelim hızlıca; birkaç cümle, birkaç fotoğraf daha. Kar altındaki baklaları, soğanları…

15

…köklendiren, boylandıran toprak halen keyifli, kurak geçen baharı görmezden geliyor:

16

Bahar, gelincikli yüzüyle her yerde gülüyor hala; temizlemediğimiz, dokunmadığımız yataklardan birinde doğa bildiğini güzelce okuyor, adına yaban diyoruz, bir avuç yaban güzellik en güçlü ve en zarif yabaniliğiyle etrafa neşe saçıyor:

17

Bahar, gelincikli yüzüyle her yerde gülüyor hala; taş duvarlar arasındaki bir avuç değil, bir tutam toz toprak parçasından kucak dolusu neşe saçıyor arılara, kelebeklere, envai çeşit börtü böceğe… Ve sırf insan olduğumuz ya da sırf okur yazar olduğumuz için belki de, bize düşen en fazla bir tutam neşe… Ne diyelim. İnsan olana çok bile…

18

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

18 Responses to “Mayıs Sıkıntısı”

  1. Metin Sever dedi ki:

    Umalım hep birlikte Mayıs yağmurlu geçsin

  2. sinan dedi ki:

    Kış manzarası ayrı güzel bahar manzarası ayrı güzel. Özlemişiz Taşlıbahçemizi 🙂

  3. Kerem dedi ki:

    Elinize yureginize saglik. Yine cok guzel fotograflar gorduk ve cok guzel yorumlar okuduk. Bu guzellikerin artarak kalmasi umidi ve dilegiyle…

  4. MEVLAM VERMEZ SIKINTI İŞLERİNİZ KOLAY OLSUN İNŞALLAH…ANNEANNEYE İHTİYAÇ VARMI ORALARDA:)) ÇAPA YAPARIM FİDE DİKEBİLİRİM:)DİZLERİM AĞRISA DA YAPARIM BİRŞEYLER…OLMADI KOMŞU OLURUZ DEDEYLE KAVGA DÖĞÜŞ GEÇİNİRSİNİZ:))) ÇOK GÜZEL ÇALIŞMALARINIZ… DİKKATLE TAKİPTEYİM DUALARIM SİZLERLE İNŞALLAH

  5. Hayal dedi ki:

    geçmişte bir gün köyümüze gittik annemle. akrabalarımız kuraklıktan şikayet ediyorlar artık nasıl etkilendiysem…Dua ettim köydeki akrabalarımız için, “Yağmurunuz bol olsun dedim” duamı işiten annem, öyle söylenmez bol yağmur sel anlamına da gelir.. Dua kapısı açıktır cahil duasının kabul edileceği tutar, her yeri seller götürüverir allah korusun” dedi.. 🙂 Bu yüzden anacığımın öğrettiği gibi dua ediyorum size ” Yağmurunuz tam zamanında tam kararında yağsın toprağınız suya doysun”. Resimler çok güzel emeğinize yüreğinize sağlık…

    • taslibahce dedi ki:

      Ah, bu duanızı dün etseydiniz keşke 🙂 Dünkü dolu mahvetti herşeyi…

      • Hayal dedi ki:

        Son yazınızı ve resimleri gördüm.. İçim yandı.. Belki yaradan bir yerden aldığını başka bir yerden daha büyük bir cömertlikle verir.. Bolluğunuz her zamankinden bol ve bereketli olsun, Emeğiniz karşılığını bulsun inşallah.

      • taslibahce dedi ki:

        Çok teşekkürler geçmiş olsun dileklerinize, iyi dileklerinize. İnşallah 🙂

  6. Engin Sönmezoğlu dedi ki:

    Çok özlemiştik yazılarını.
    Güzel Fotoğraflar
    Kötü gerçekler,Çoğumuzun hiç te umursamadığı.
    Kızılderilerin dile getirdiği,o çok bilindik lakırdı. Son canlı tükenmeye yüz tuttuğunda,insanoğlu paranın yenmediğini anlayacak. Ama bunu anlaması bir boka yaramayacak.
    Ne zamandır gelmek istiyorum ama bir fırsatını bulamadım.
    Herkezi öpüyorum. Bilhassa orman perisini.

  7. Engin Sönmezoğlu dedi ki:

    Bugün
    ,bizim oralara çok yağmur yağdı. Umarım,Taşlıbahçe de yağmurdan nasibini almıştır.

  8. Emel Çelik dedi ki:

    Meraktaydık. Özlemişiz yazılarınızı. Güzel fotoğraflar için ayrıca teşekkürler.
    Selamlar, sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s