NİSAN GELDİ, MAYIS GEÇTİ -Nisan&Mayıs 2011-

Image

Bir Japon klasiği gibi. Erik ağaçları çiçeklenmiş, karşıda yükselen dağ sanki Fuji Yama’nın çocukluğu. Yer örtüsü de canlanmaya başlamış. Toprakta, daha doğrusu bitki örtüsünde bir önceki yıla göre gözle görülür büyük bir değişim var. Daha yoğun, boylu ve çeşitli bir bitki örtüsü. Araziye hayvanların artık girmemesinin ilk belirtileri bunlar.

Diğer taraftan inşaat faaliyetler başladı. Mimar çizimlerle uğraşırken statikçi de inşaatın önüne bir istinat duvarı istedi. Orada zaten bir duvarı vardı ancak çok ince ve sağlam olmaktan uzaktı. Kuru duvar tabir edilen sistemi tercih ettik.

Image

Harç kullanılmadan, ustalıkla inşa edilen taş duvarların harç kullanılarak yapılanlara göre farklı davranışları var. Harçlı moloz taştan duvarlar tek bir blok olarak sağlam ve oturaklılar. Kuru duvarların ise drenaj yetileri mükemmel. Arkadan çalışan su aralardan sızarak bu duvarlara pek güç bindirmiyor. Zaman içinde sıkıntı oluşan yerler ise yıkılabiliyor, tamir isteyebiliyor. Diğer sistemde ise bu iş büyük çatlaklar veya koca bloklar halinde kaymalar, yıkılmalar şeklinde olabiliyor ve tamirleri de zor. Aslında duruma ve yere göre diğeri daha uygun olabilir; biz burada kuru duvarı tercih ettik. Moloz tabir edilen kaba yapılı taşları ise bu kez yakın ve fiyatı da uygun olduğu için Küçükkuyu’dan aldık. Homojen yapılı olmaları, gerektiğinde kolay işlenmelerini sağlıyor, gerçi pek işlenmediler, yüzlü yanları öne gelecek şekilde oturtuluyorlar, ki böyle yapılması daha çok estetik amaçlı, sonra da küçük taşlar aralardaki boşluklara çekiçle kakılıyor, bu kakılan küçük taşlara buralarda “kepi”, yapılan işe de “kepileme” deniyor. Renkleri ise sarı, ev için aldığımız taşlarla uyumlu değiller ancak işe başlayınca ilerlemesi için bazı şeyler görmezden gelinmeye başlıyor. İleride ön taraflarına bazı ağaçlar dikerek olabildiğince uydurmaya çalışırım diyorum. Bu türden tam olarak içe sinmeyen kararlar henüz İstanbul’da olmamdan, her şeye yetişemememden ve diğer bazı imkansızlıklardan dolayı veriliyor. Estetik, uyum gibi görece önemsiz veya ikincil önem arz eden işler görmezden gelinebiliyor. Çok fazla şeyde aynı tavrı gütmemeyi umuyorum. Düşünüyorum, yalnızca estetik için değil, her şey için en iyisi inşaat işini sıkıştırmamak, başından sonuna kadar her an inşaat başında olmak en iyisi olur. Ama, diğer yandan bu işlere başlamış olmak şehirde geçirilen zamanlarda bir umut, bir amaç ve çalışma gücü veriyor insana.

Set duvarlarına dönelim; bu duvarlar için ilk olarak temel kazıldı, yerli taşlar bulundu ve bunların üzerine en büyük taşlardan başlanarak örülme işine girişildi. Dolayısıyla toprak hizasının kimi yerde iki karış, kimi yerde yarım metre, kimi yerdeyse 80 cm kadar altından başlamış oldu duvarlar. Bir yerde ise yerli kaya yüzeyde olduğundan toprak seviyesi üzerinden başladı ancak orada, temel, toprak tarafından desteklenmediği için biraz harç kullanıldı. Eskiden yapılmış set duvarlarında ise bu durumlarda dahi harç kullanılmaz, yapılan işe güvenilir; yine de bu nokta aynı zamanda köşe olduğundan sağlamlaştırma gereğini hissettik.

SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Duvarın kalınlığı da yine arazinin eğimine, duvarın yüksekliğine, yapılma nedenine göre değişebilir. Statik projesini çizen arkadaş 1.5 m taban kalınlığından başlayarak 1 m’ye düşerek sonlanan bir duvarı uygun buldu. Bir buçuktan bire düşmesinin nedeni de duvarın kendi eğimi. Resimde de bu eğim hemen fark ediliyor. Böyle hafifçe yatık yapılan duvarların daha dayanıklı olduğu deneyimlerle sabit.

Ön sıra iri taşlarla, birbirini kilitlemelerine dikkat edilerek örüldü. “Kilitleme” dediğim şey, taşların birbirlerini tutmaları, birinin diğerine kendi ağırlığını eklemesi; böylece, misal,  aradaki 30 kg ağırlığındaki bir taşı çıkarmak için onunla temas halindeki ve temas halinde olduklarının da temas halindeki taşların tonlarca ağırlığınca güç uygulanmalı. Veya taşın fiziksel yapısının kaldırabileceği kadar.

Dikkatlice yerleştirilen ön sıra oluşurken aynı esnada da arkalarına daha ufak ebatlı diğer taşlar yerleştiriliyor. Arkadaki toprağın fazla suyunu ilk olarak bu küçük taşlar karşılayarak süzüyor ve duvara binecek muhtemel yük olabildiğince engelleniyor. Mevsimi geldiğinde suyla kabaran toprağın fazla suyunu atması gerekir. Bu drenaj icabı konulan irili ufaklı taşların oluşturduğu kalınlık az olduğunda ise fazla su veya suyla beraber hareket eden toprak kaçacak yer bulamadığında göbeklenme erkenden olabiliyor. “Göbeklenmiş”, “göbek yapmış” diyerek ifade edilen bu durum, arkada çalışan su ve kabaran toprağın duvarı itme ve duvarın da öne doğru şişme olayı. Bu şişkinliğin nihayeti ise yıkılma oluyor ve tamir işi çıkıyor. İşte bu drenaj katmanının kalınlığı da göbeklenme sürecini olabildiğince uzatıyor. Duvar kuru olsun, harçlı olsun fark etmez, böyle bir katman her iki durumda da faydalıdır.

Statikçi inşaattan dolayı bir duvar isterken biz onun da alt kısmında bulunan set duvarını işin içine katarak iki duvarın inşasına başlamış olduk. Böylece Yirmişer metre uzunluğunda ve yaklaşık 2 m yüksekliğinde 2 duvarımız oluyor. Yukarıdaki fotoğraf alttaki duvara ait.

Bu arada “inşaat” olgusu yapısı gereği “yapıcı” bir kavram ancak çok geçmeden “yıkıcı” yanlarını da görmeye başlıyoruz. Evin planlarını çizerken arazideki hiçbir ağaca zarar vermeyecek şekilde çizdim ancak istinat duvarlarının yapımı için eski setin dibinden çıkan iki incir ve daha önce bahsetmiş olduğum ve yine eski set duvarının içinden çıkan küçük yabani elma ağacını sökmek gerekti. Sökmek derken, sökmeyi ve taşıyıp başka yere dikmeyi planladık. Önce budamalarını yaptım, arkasından dikilecekleri yerlerde çukurlarını açtım, sonra kepçe geldi, köklerini olabildiğince koruyarak sökmeye çalıştı. İncirler güzelce çıktı ancak elma bu esnada kökünden ikiye ayrıldı. Nasıl üzüldüğümü anlatamam, laf değil, içim yandı, yanıyor. Yine de diktim her iki parçayı ancak umudum yok.

 

MAYIS ZİYARETİ

2011-nisan-4

Mayıs ayında hafta sonu için tekrar geldim araziye. Set duvarları harika görünüyor. Ev yükseldiğindeyse bambaşka bir renkle yükseleceği için bir uyumsuzluk olacaktır ama olsun, mayıs güzel, hava güzel, hayat güzel…

2011-nisan-5

Üstteki duvarın üzeri de böyle. Evin yapılacağı alan artık ortaya çıktı, geçici olarak tesviye edildi; mimar işini bitirdiğinde, sonrasında da inşaat ruhsatı çıktığında ilk olarak koca bir çukur açılacak, çıkan toprak alt sete atılacak, buralar biraz değişecek…

2011-nisan-6

Set duvarları inşasında sökülen ve başka yere dikilen ağaçlardan bir iyi, bir de kötü haber var. İki incirin de tomurcukları patladı, şu an için iyiler, fotoğrafta bu incirlerden biri görünüyor, daha doğrusu boylanmış otlar arasında zar zor görünüyor. İkiye ayrılan ve iki parça halinde dikilen elmanın bu iki parçasında da maalesef hiç bir hareket yok.

2011-nisan-7

Doğa ise topyekun coşmuş durumda. Boyları neredeyse bel hizasına gelen otlar, çiçekler şaşırtıyor. Mayıs ayında buraya ilk gelişim, burayı böyle güzel ilk görüşüm.

2011-nisan-8Gelincikler sihir gibi ortaya çıkan bir neşe, bir mutluluk verirken ak üçgüller ise (Trifolium repens) ayrıca sevindirdiler beni. Fotoğrafın alt yarısındaki beyaz ponponlardan bahsediyorum. Sağlıklı bir toprak için önemliler. Havadan alınan azot, kendi türüyle ortak yaşam süren bakterilerin (Rhizobium trifoli) maharetiyle köklerinde kullanıma hazır halde bağlandığı için öncü çayır bitkilerinden biri. Toprağın bereketi yeşille, kırmızıyla, sarı, beyaz ve morla katmerleniyor. Tüm bitkileri doya doya seyretmek, incelemek isterdim; kim bilir daha neler neler var? Olmayan şey ise vakit. Her gidiş, geri gelişe gebe…

 

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to NİSAN GELDİ, MAYIS GEÇTİ -Nisan&Mayıs 2011-

  1. Emel Çelik dedi ki:

    Sayenizde duvarlar hakkında da bilgilendik. Teşekkürler.

    • taslibahce dedi ki:

      Rica ederim 🙂

      • Tufan Turanlı dedi ki:

        Bahçe istinat duvarları ile ilgili yukarıdaki bilgiler için teşekkur ederim. Geniş bilgiye rağmen ek sormak istediklerim vardı. Sizinle nasıl irtibata geçebilirim? Teşekkürler.

  2. taslibahce dedi ki:

    Buradan sorabilirsiniz ama bildiklerim deneyimlerimden ibaret

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s